İnsan, Gelişiminde ve yetişmesinde davranış önemli. İnsan hangi yaşta olursa olsun içinde bir takım değerler taşır. Bu değerler, doğuştan geldiği gibi insan yaşadığı sürece devam eder. Çocuk, ailede ana, baba, kardeş ve diğerlerinin etkisi ile büyür, gelişir. Okul ve çevrenin verdiği eğitimin insan davranışında ve gelişiminde oldukça büyük rolü vardır.
Alfred Adler’e göre insan, içinde yeterli olma, başarılı olma veya üstün olma gibi bir duygu taşıyarak dünyaya gelir. İnsanın doğumundan ölümüne kadar her türlü gelişmesine yön veren bu duygudur. İnsan, toplum içerisinde yaşayan , kendine toplum içerisinde bir yer edinmeye çalışan bir varlık olduğu içindir ki, insanın amaçlarının toplumun istedikleri ile uyum içinde olsun.
Aile eğitiminin insan yetişmesinde çok büyük rolünün olduğu konuyla ilgili tüm bilim insanları tarafından eskiden olduğu gibi bugün de dile getirilmektedir.
Düşünüyorum da, günümüzün büyük küçük vurguncularının ailelerine inmek ve ailelerini incelemek gerekirse hırsız mı çıkar, arsız mı çıkar, incelenmeden bilinmez. Böyle vurguncuların, hırsızların yetişmesinde toplumun yeri ne? Kimse kendine toz kondurmaz. En büyük hırsız bile saman çöpü gibi su yüzüne çıkar. Adalete güven azaldıkça hırsız vurguncu ayrık otu gibi her yanı sarar.
Adalet ilk Çağlardan beri her şeyin başı. Günümüzden yaklaşık 4000 yıl öncesinde, ( MÖ 1750) Hammurabi kanunları var. Önem verilecek ceza maddelerinden biri, yalancı şahitlik yapan ve bunu kanıtlayamayan birine ölüm cezası verilmesi. Hatalı bir karar veren bir yargıç, o davada belirlenen cezanın 12 katını ödemek zorunda olduğu gibi mesleğinden de olur. 282 maddeden oluşan kanunun maddeleri Akadça yazılı bir taş, Louvr Müzesi’nde sergilenmektedir.
Adalet ve yönetimde ipin ucu kaçınca tüm ülke zarar görür ve yeniden toparlamak oldukça güç olur.