İrdeleme Defteri
Köşe Yazarı
İrdeleme Defteri
 

Titanik Battığında Istakozlar Kurtuldu

"Bir geminin mutfağında ölmeyi bekleyen ıstakozlar için Titanik'in batışı bir mucizeydi." İlk duyduğumda durup düşündüren sözlerden biri buydu. Çünkü tek bir cümle, hayatın en büyük çelişkilerinden birini anlatıyordu. Titanik'in batışı, binlerce insan için tarifsiz bir acı, onlarca aile için kapanmayan bir yara, dünya tarihinin en büyük deniz facialarından biriydi. Ama aynı anda, geminin mutfağında kaynar suya girmeyi bekleyen birkaç ıstakoz için beklenmedik bir kurtuluştu. Hayat da çoğu zaman böyledir. Aynı olay, bir insanın felaketi olurken bir başkasının yeni başlangıcı olabilir. Bir şirketin iflası, yüzlerce çalışan için büyük bir yıkım anlamına gelirken, aynı sektördeki başka bir girişim için yeni fırsatların kapısını aralayabilir. Bir futbolcunun sakatlanması üzücü bir olaydır; ancak yedek kulübesinde bekleyen genç bir oyuncu için kendini gösterme şansı doğurabilir. Aynı yağmur, piknik yapanı üzerken, aylarca yağışı bekleyen çiftçiyi sevindirebilir. Bu örnekler, acının değerini azaltmaz. Kimsenin kaybını önemsiz hâle getirmez. Sadece bize önemli bir gerçeği hatırlatır: Olayların anlamı, çoğu zaman onları yaşadığımız yere göre değişir. Belki de bu yüzden hayatta yaşadığımız her olayı sadece kendi penceremizden değerlendirdiğimizde eksik görüyoruz. Çünkü aynı manzaraya bakan herkes aynı resmi görmüyor. Kimi karanlığı fark ediyor, kimi ise doğmak üzere olan güneşi... Empati tam da burada başlıyor. Başkasının sevincinin ardında bir kayıp, kendi üzüntümüzün ardında ise henüz göremediğimiz yeni bir ihtimal olabileceğini kabul edebilmekte... Hayat, siyah ile beyaz arasında gidip gelen bir hikâye değil. Çoğu zaman aynı olayın içinde hem gözyaşı hem umut, hem kayıp hem de yeni bir başlangıç saklıdır. Belki de bu yüzden yaşananları hemen "iyi" ya da "kötü" diye etiketlemek yerine biraz beklemek gerekir. Çünkü zaman, birçok olayın gerçek anlamını sonradan ortaya çıkarır. Titanik battığında insanlar hayatlarını kaybetti. Bu acının telafisi yoktu. Ama o meşhur benzetmenin bize fısıldadığı düşünce hâlâ geçerli: Hayatta bazı olaylar, bulunduğunuz yere göre felaket ya da mucize gibi görünebilir. Önemli olan, kendi penceremizi tek doğru sanmadan, başkalarının baktığı ufku da görebilmektir.
Ekleme Tarihi: 12 Temmuz 2026 -Pazar

Titanik Battığında Istakozlar Kurtuldu

"Bir geminin mutfağında ölmeyi bekleyen ıstakozlar için Titanik'in batışı bir mucizeydi."

İlk duyduğumda durup düşündüren sözlerden biri buydu. Çünkü tek bir cümle, hayatın en büyük çelişkilerinden birini anlatıyordu.

Titanik'in batışı, binlerce insan için tarifsiz bir acı, onlarca aile için kapanmayan bir yara, dünya tarihinin en büyük deniz facialarından biriydi. Ama aynı anda, geminin mutfağında kaynar suya girmeyi bekleyen birkaç ıstakoz için beklenmedik bir kurtuluştu.

Hayat da çoğu zaman böyledir.

Aynı olay, bir insanın felaketi olurken bir başkasının yeni başlangıcı olabilir. Bir şirketin iflası, yüzlerce çalışan için büyük bir yıkım anlamına gelirken, aynı sektördeki başka bir girişim için yeni fırsatların kapısını aralayabilir. Bir futbolcunun sakatlanması üzücü bir olaydır; ancak yedek kulübesinde bekleyen genç bir oyuncu için kendini gösterme şansı doğurabilir. Aynı yağmur, piknik yapanı üzerken, aylarca yağışı bekleyen çiftçiyi sevindirebilir.

Bu örnekler, acının değerini azaltmaz. Kimsenin kaybını önemsiz hâle getirmez. Sadece bize önemli bir gerçeği hatırlatır: Olayların anlamı, çoğu zaman onları yaşadığımız yere göre değişir.

Belki de bu yüzden hayatta yaşadığımız her olayı sadece kendi penceremizden değerlendirdiğimizde eksik görüyoruz. Çünkü aynı manzaraya bakan herkes aynı resmi görmüyor. Kimi karanlığı fark ediyor, kimi ise doğmak üzere olan güneşi...

Empati tam da burada başlıyor. Başkasının sevincinin ardında bir kayıp, kendi üzüntümüzün ardında ise henüz göremediğimiz yeni bir ihtimal olabileceğini kabul edebilmekte...

Hayat, siyah ile beyaz arasında gidip gelen bir hikâye değil. Çoğu zaman aynı olayın içinde hem gözyaşı hem umut, hem kayıp hem de yeni bir başlangıç saklıdır.

Belki de bu yüzden yaşananları hemen "iyi" ya da "kötü" diye etiketlemek yerine biraz beklemek gerekir. Çünkü zaman, birçok olayın gerçek anlamını sonradan ortaya çıkarır.

Titanik battığında insanlar hayatlarını kaybetti. Bu acının telafisi yoktu. Ama o meşhur benzetmenin bize fısıldadığı düşünce hâlâ geçerli: Hayatta bazı olaylar, bulunduğunuz yere göre felaket ya da mucize gibi görünebilir. Önemli olan, kendi penceremizi tek doğru sanmadan, başkalarının baktığı ufku da görebilmektir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve avanoshabergazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.