İrdeleme Defteri
Köşe Yazarı
İrdeleme Defteri
 

Ortalık yerde saklanmak

Suç hikâyelerinde en ürkütücü gerçek şudur: Tehlike çoğu zaman karanlık köşelerde değil, herkesin gözü önündedir. Çünkü saklanmanın en güvenli yolu ortadan kaybolmak değil, ortalık yerde dolaşmaktır. İnsan zihni tehdidi uzak, gizli ve yabancı olanda arar. Oysa güven veren yüzler, tanıdık mekânlar ve toplumla iç içe bir yaşam şüphe duvarını sessizce ortadan kaldırır. Böylece kişi hem herkesin arasındadır hem de kimsenin radarında değildir. Popüler kültürde bu stratejinin çarpıcı bir örneği, saygın bir işletme sahibi kimliğinin arkasına saklanan suç figürlerinde görülür. Toplum yararına projelere destek olan, güvenlik güçleriyle temas hâlinde bulunan ve hayırsever kimliğiyle tanınan bu tür figürler, güven duygusunu bir kalkan gibi kullanır. İnsanlar güvendikleri kişiden şüphe etmez. Gerçek hayat da bu stratejinin örnekleriyle doludur. Kolombiyalı uyuşturucu baronu Pablo Escobar, yoksullara ev yaptırarak ve sosyal projeler finanse ederek halkın sevgisini kazandı; bu sayede yıllarca korunup saklandı. Boston mafya lideri Whitey Bulger, kolluk kuvvetleriyle temas hâlindeyken suç imparatorluğunu büyütüyor ve soruşturmalardan önceden haberdar olabiliyordu. New York mafya patronu Vincent Gigante ise akıl sağlığını yitirmiş gibi davranarak sokaklarda bornozla dolaşıyor, herkesin gözü önünde görünmez olmayı başarıyordu. Bu örneklerin ortak noktası karanlıkta saklanmak değil; güven içinde görünür olmaktır. Çünkü insan zihni aşinalığa güvenir. Sürekli gördüğümüz, selam verdiğimiz, hatta fayda sağladığımız kişiler tehdit olarak algılanmaz. Güven duygusu yerleştiğinde, şüphe geri çekilir. Ortalık yerde saklanmak yalnızca suç dünyasına ait bir strateji değildir; hayatın farklı alanlarında da benzer maskelerle karşılaşırız. İnsanlar bazen gerçek niyetlerini gizlemek için sosyal rollerin arkasına saklanır. Güvenilir görünmek, dürüst olmaktan daha etkili bir savunma mekanizmasına dönüşebilir. Bu yüzden bir toplumu gerçekten koruyan şey kör bir güven değil, bilinçli farkındalıktır. Çünkü kötülük artık karanlık köşelerde saklanmıyor; selam veren yüzlerde, yardım eden ellerde, saygın unvanların ardında dolaşabiliyor. Tehlike bazen kapıyı kırarak girmez; davet edilir, alkışlanır ve başköşeye oturtulur. Unutulmamalıdır ki en kusursuz kamuflaj, görünmezlik değil güven kazanmaktır. Ve bazen bir insanı saklayan şey karanlık değil, toplumun ona duyduğu güvendir. Çünkü bazıları saklanmak için gölgeleri değil, kalabalıkları seçer. Ve kalabalıklar çoğu zaman, saklananları korur.
Ekleme Tarihi: 16 Şubat 2026 -Pazartesi

Ortalık yerde saklanmak

Suç hikâyelerinde en ürkütücü gerçek şudur: Tehlike çoğu zaman karanlık köşelerde değil, herkesin gözü önündedir. Çünkü saklanmanın en güvenli yolu ortadan kaybolmak değil, ortalık yerde dolaşmaktır.

İnsan zihni tehdidi uzak, gizli ve yabancı olanda arar. Oysa güven veren yüzler, tanıdık mekânlar ve toplumla iç içe bir yaşam şüphe duvarını sessizce ortadan kaldırır. Böylece kişi hem herkesin arasındadır hem de kimsenin radarında değildir.

Popüler kültürde bu stratejinin çarpıcı bir örneği, saygın bir işletme sahibi kimliğinin arkasına saklanan suç figürlerinde görülür. Toplum yararına projelere destek olan, güvenlik güçleriyle temas hâlinde bulunan ve hayırsever kimliğiyle tanınan bu tür figürler, güven duygusunu bir kalkan gibi kullanır. İnsanlar güvendikleri kişiden şüphe etmez.

Gerçek hayat da bu stratejinin örnekleriyle doludur. Kolombiyalı uyuşturucu baronu Pablo Escobar, yoksullara ev yaptırarak ve sosyal projeler finanse ederek halkın sevgisini kazandı; bu sayede yıllarca korunup saklandı. Boston mafya lideri Whitey Bulger, kolluk kuvvetleriyle temas hâlindeyken suç imparatorluğunu büyütüyor ve soruşturmalardan önceden haberdar olabiliyordu. New York mafya patronu Vincent Gigante ise akıl sağlığını yitirmiş gibi davranarak sokaklarda bornozla dolaşıyor, herkesin gözü önünde görünmez olmayı başarıyordu.

Bu örneklerin ortak noktası karanlıkta saklanmak değil; güven içinde görünür olmaktır. Çünkü insan zihni aşinalığa güvenir. Sürekli gördüğümüz, selam verdiğimiz, hatta fayda sağladığımız kişiler tehdit olarak algılanmaz. Güven duygusu yerleştiğinde, şüphe geri çekilir.

Ortalık yerde saklanmak yalnızca suç dünyasına ait bir strateji değildir; hayatın farklı alanlarında da benzer maskelerle karşılaşırız. İnsanlar bazen gerçek niyetlerini gizlemek için sosyal rollerin arkasına saklanır. Güvenilir görünmek, dürüst olmaktan daha etkili bir savunma mekanizmasına dönüşebilir.

Bu yüzden bir toplumu gerçekten koruyan şey kör bir güven değil, bilinçli farkındalıktır. Çünkü kötülük artık karanlık köşelerde saklanmıyor; selam veren yüzlerde, yardım eden ellerde, saygın unvanların ardında dolaşabiliyor. Tehlike bazen kapıyı kırarak girmez; davet edilir, alkışlanır ve başköşeye oturtulur.

Unutulmamalıdır ki en kusursuz kamuflaj, görünmezlik değil güven kazanmaktır. Ve bazen bir insanı saklayan şey karanlık değil, toplumun ona duyduğu güvendir.

Çünkü bazıları saklanmak için gölgeleri değil, kalabalıkları seçer.

Ve kalabalıklar çoğu zaman, saklananları korur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve avanoshabergazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.