İrdeleme Defteri
Köşe Yazarı
İrdeleme Defteri
 

Gerçeği Söyleyen Hep En Alttakidir

Tarihte bazı cümleler vardır; kısa, sade ama sarsıcıdır. Söylendiği anda bir düzeni çatlatır, bir yanlışı görünür kılar. “Kral çıplak” bunlardan biridir. “Kedi mamayı sevmedi” de öyle. İlkinde, herkesin hayranlıkla izlediği bir kral vardır. Kimse gerçeği söyleyemez. Çünkü korku vardır, çıkar vardır, düzen vardır. Ta ki biri, en masum ve en güçsüz olan biri, gerçeği dile getirene kadar. İkincisinde ise mükemmel planlar, pahalı ambalajlar, büyük bütçeler vardır. Her şey düşünülmüştür. Herkes konuşur ama kimse asıl sorunu dile getirmez. Ta ki masanın en ucundaki biri, ürkekçe ama net biçimde şunu söyleyene kadar: Kedi mamayı sevmedi. Bu iki cümleyi birleştiren şey cesarettir ama daha önemlisi şudur: Gerçek, çoğu zaman en yukarıda değil; en aşağıda fark edilir. Çünkü yukarıdakiler plan yapar, aşağıdakiler yaşar. Yukarıdakiler karar verir, aşağıdakiler sonuçlarına katlanır. Bu yüzden sahadaki öğretmen bilir. Servis şoförü hisseder. Öğrenci yaşar. Çalışan görür. Ama konuşan genellikle onlar olmaz. Konuşanlar; rapor okuyanlar, grafik çizenler, tabloya bakanlardır. “Kral çıplak” demek, sistemi sorgulamaktır. “Kedi mamayı sevmedi” demek, hatayı kabul etmektir. Ve bu iki şey, düzenlerin en sevmediği davranışlardır. Bu yüzden gerçeği söyleyenler çoğu zaman ya çocuk olur, ya stajyer, ya da “fazla saf” bulunan biri. Sözü doğrudur ama konumu önemsiz sayılır. Oysa tarihte hiçbir büyük yanlış, gerçeği gizleyerek düzelmemiştir. Hiçbir kötü karar, ambalaj değiştirerek doğruya dönüşmemiştir. Bazen yapılması gereken tek şey şudur: Dinlemek. Çünkü bazen gerçekten kral çıplaktır. Ve bazen, evet… kedi mamayı sevmemiştir.
Ekleme Tarihi: 08 Şubat 2026 -Pazar

Gerçeği Söyleyen Hep En Alttakidir

Tarihte bazı cümleler vardır; kısa, sade ama sarsıcıdır.

Söylendiği anda bir düzeni çatlatır, bir yanlışı görünür kılar.

“Kral çıplak” bunlardan biridir.

“Kedi mamayı sevmedi” de öyle.

İlkinde, herkesin hayranlıkla izlediği bir kral vardır. Kimse gerçeği söyleyemez. Çünkü korku vardır, çıkar vardır, düzen vardır. Ta ki biri, en masum ve en güçsüz olan biri, gerçeği dile getirene kadar.

İkincisinde ise mükemmel planlar, pahalı ambalajlar, büyük bütçeler vardır. Her şey düşünülmüştür. Herkes konuşur ama kimse asıl sorunu dile getirmez. Ta ki masanın en ucundaki biri, ürkekçe ama net biçimde şunu söyleyene kadar:

Kedi mamayı sevmedi.

Bu iki cümleyi birleştiren şey cesarettir ama daha önemlisi şudur:

Gerçek, çoğu zaman en yukarıda değil; en aşağıda fark edilir.

Çünkü yukarıdakiler plan yapar, aşağıdakiler yaşar.

Yukarıdakiler karar verir, aşağıdakiler sonuçlarına katlanır.

Bu yüzden sahadaki öğretmen bilir.

Servis şoförü hisseder.

Öğrenci yaşar.

Çalışan görür.

Ama konuşan genellikle onlar olmaz.

Konuşanlar; rapor okuyanlar, grafik çizenler, tabloya bakanlardır.

“Kral çıplak” demek, sistemi sorgulamaktır.

“Kedi mamayı sevmedi” demek, hatayı kabul etmektir.

Ve bu iki şey, düzenlerin en sevmediği davranışlardır.

Bu yüzden gerçeği söyleyenler çoğu zaman ya çocuk olur, ya stajyer, ya da “fazla saf” bulunan biri. Sözü doğrudur ama konumu önemsiz sayılır.

Oysa tarihte hiçbir büyük yanlış, gerçeği gizleyerek düzelmemiştir.

Hiçbir kötü karar, ambalaj değiştirerek doğruya dönüşmemiştir.

Bazen yapılması gereken tek şey şudur:

Dinlemek.

Çünkü bazen gerçekten kral çıplaktır.

Ve bazen, evet… kedi mamayı sevmemiştir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve avanoshabergazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.